1 MAYIS EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ BURSA BAROSU, EMEKTEN YANA TARAFTIR

0
257

BURSA BAROSU BAŞKANI ALTUN: “EMEKÇİLERİN İNSANCA KOŞULLARDA, İNSAN ONURUNA YARAŞIR ÜCRETLERLE ÇALIŞTIĞI, KADINLARIN AYRIMCILIĞA, TACİZE, MOBBİNGE MARUZ KALMADIĞI, SENDİKAL HAKLARIN TANINDIĞI, YAŞAM VE İŞ GÜVENCESİNİN SAĞLANDIĞI BİR ÇALIŞMA DÜZENİ/ORTAMI TALEP EDİYORUZ.”

“Bu yıl işçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı küresel Covid-19 Koronavirüs salgını gölgesinde karşılıyoruz. Bu nedenle bu yıl alanlarda değiliz.

Bizler salgınla mücadele tedbirleri kapsamında evlerimizdeyken, sokağa çıkma kısıtlamasına rağmen emekçiler salgın tehdidi altında çalışmak zorunda bırakılıyor, şirketler özel izinlerle üretime devam ediyor.

7221 sayılı yasayla 3 ay sözde işten çıkarma yasaklanırken, işverenlere işçileri 3 ay süreyle ücretsiz izne çıkarma hakkı tanınmış, ücretsiz izin uygulaması yasallaşmıştır. Ücretsiz izne çıkarılan işçilerin alabileceği ücret ise asgari ücretin de altında sadece 1177 TL’dir.

Salgın ile birlikte emekçilerin, işsizlerin, yoksulların ve meslektaşlarımızın sosyal ve ekonomik sorunları daha da ağırlaşmıştır. TÜİK verilerine göre Türkiye’de kayıt dışı çalışanların oranı % 31, genç işsizlik ise % 24,50’dir. Türkiye ölümlü iş kazalarında maalesef Avrupa birincisidir. Sadece 2020 yılı Mart ayında 113 işçi iş cinayetine kurban gitmiştir. Çalışanların % 90’ı sendikasız çalışmaktadır.

Emekçi genç meslektaşlarımız açısından baktığımızda da durum hiç de parlak değildir. Yurdun dört bir yanında yeterli akademik kadrosu olmadan sözde eğitim verip diploma dağıtan hukuk fakülteleri mevcuttur. Ülke genelinde de halen 125 bin civarında avukat faaliyettedir. Hukuk fakültelerine girişi azaltmak ve nitelikli eğitim sağlamak amacıyla üniversiteye girişte ilk 125.000’de yer alma şartı ile mezun olduktan sonra avukatlığa geçiş için ‘Hukuki Yeterlilik Sınavı’ getirilmiştir ancak bu 2020-2021 döneminde hukuk fakültelerine girecek öğrenciler için geçerlidir. Mevcut öğrenciler muaf olduğundan hiçbir elemeye tabi olmadan yaklaşık yüz bin hukuk öğrencisinin de kademeli olarak her yıl mesleğimize katılması beklenmektedir. Bu durum, özellikle mesleğe yeni başlamış veya başlayacak meslektaşlarımızın karşı karşıya kaldığı zorluğu göstermekte ve bağlı çalışan işçi avukat sayısını da hızla arttırmıştır. Arabuluculuk müessesesi ve dijitalleşmenin artmasıyla yargılamaları kolaylaştırmak adına hukuk davalarının uzaktan bağlantılarla yapılmasının planlanması gibi sebeplerden dolayı bir süre sonra avukatlık bürolarında bağlı çalışana dahi ihtiyaç duyulmayacak zamana sürüklenmekteyiz. Ekonomik yetersizlik nedeniyle ofis açamayan, açsa da büro giderleri nedeniyle çarkı döndürmekte oldukça zorlanan, ‘home office’ çalışmak zorunda kalan, angarya düzeyindeki CMK ücretleri ve adli yardım dosyaları ile hayatını devam ettirmeye çalışan meslektaşlarımızın sayısı çoktur.

Mesleğimizin içinde bulunduğu zor durum pandemi nedeniyle daha da artarak dayanılmaz boyutlara gelmiştir. Duruşmalar ve süreler 15 Haziran 2020 tarihine ertelenmiştir ve sorunun ne zaman son bulacağı da belli değildir. 2020 kayıp bir yıl olacak gibidir.

Böylesi zor bir süreçten ancak Anayasa’nın 2. maddesinde vücut bulan “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir” şeklindeki tanım gereği demokrasi, adalet, birlik, dayanışma ve paylaşma ile çıkabiliriz. Emekçilerin insanca koşullarda, insan onuruna yaraşır ücretlerle çalıştığı, kadınların ayrımcılığa, tacize, mobbinge maruz kalmadığı, sendikal hakların tanındığı, yaşam ve iş güvencesinin sağlandığı bir çalışma düzeni/ortamı talep ediyoruz. Barolar halkın avukatıdır. Bursa Barosu da emekten yana taraftır. Hukukun egemen olduğu, eşit, özgür, adil bir Türkiye umuduyla 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz.

Bursa Barosu Başkanlığı”

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here